Güncel Haberler

4. Vefa Ödülleri

İSTANBUL (AA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bizi tanımayan veya bizim rakiplerimizin vatandaşa bizi anlattığı dilin ötesinde, doğrudan doğruya kendimiz gidip kendimizi onlara anlattığımız zaman daha sıcak, daha samimi bir ilişkinin kapılarını aralıyoruz. Biz, bunu yapmak zorundayız." dedi.

CHP Beylikdüzü İlçe Örgütü tarafından Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda "4. Vefa Ödülleri" programı düzenlendi. Erdal Erzincan, etkinliğin başında kısa bir konser verdi.

Ödüller kapsamında "Yaşamdan Ayrılanlar Kategorisi"nde eski Turizm ve Tanıtma Bakanlarından, eski CHP Milletvekili Orhan Birgit'in plaketini eski Başbakan Yardımcılarından Murat Karayalçın, eşi Gülsen Birgit'e, eski İmar ve İskan Bakanlarından, eski CHP Milletvekili Ali Topuz'un plaketini eski TBMM Başkanı Hikmet Çetin, oğlu Serdar Topuz'a, eski Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü'nün plaketini eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay, kızı Oya Ünlü'ye takdim etti.

CHP'ye katkılarından dolayı Beylikdüzü bazında ödüle layık görülen Şükran Bingöl'e plaketini, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Turan Taşkın Özer, İstanbul bazında ödüle layık görülen Cavit Savcı'ya plaketini İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu verdi.

Türkiye genel kategorisinde ödüle eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen layık görüldü. Öymen'e plaketini Kemal Kılıçdaroğlu sundu.

Kemal Kılıçdaroğlu, Erdal Erzincan'ı dinlerken cumhuriyeti düşündüğünü ifade ederek, "Hangi kavgalar, hangi mücadeleler verildi Cumhuriyet kurulurken… CHP'yi düşündüm, genel başkanlarının tutuklandığı, düşüncelerin yasaklandığı süreçleri geçtik. Bütün bu süreçlerin içinde çınar gibi ayakta kalan tek bir varlık var siyasette, o da CHP. Bir kurumu 100 yıl yaşatmak kolay değil. Bir kurumu 100 yıl yaşatmak için ideal, hedef gerekiyor. O hedefi bize CHP'yi kuran kişi verdi, çağdaş uygarlığı aşıladı. Öyle bir ufuk verdi ki bize o ufka yaklaştığımız zaman o ufkun biraz daha ilerlediğini ve yeni kuşakların o ufku bulmak için yeniden mücadele ettiğini gösterdi." diye konuştu.

Bir toplumu değiştirmenin, geliştirmenin ve topluma çağdaş uygarlık hedefini vermenin kolay olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bunu yapanlar bu toplumun kanaat önderleriydi, yiğit insanlarıydı, kendisini cumhuriyete, Atatürk'e, devrimlerine, çağdaş uygarlığa adamış olanların partisiydi CHP. Partili olsun, olmasın aynı düşüncelerle yola çıktılar, aynı türküleri söylediler, aynı umutları beslediler ve hep beraber mutlu, güzel bir Türkiye'yi kurmak, yaşatmak, geliştirmek için mücadele ettiler. Bizim mücadelemiz bir hak, adalet, hukuk mücadelesi. Bu mücadeleyi verenlerin gönlünde vefa duygusu var. Vefa, sıradan bir duygu değildir, insanı sevenlerin, geleceğe umutla bakanların duygusudur. Önemli olan çizgimizden sapmadan yolumuzdan devam etmektir."

Kılıçdaroğlu, CHP'nin son seçimlerde mesafe aldığını ancak bunun yeterli olmadığını belirterek, dün akşam CHP'ye hiç oy vermemiş kesimlerle bir araya geldiğini ve hangi gerekçeyle oy vermediklerini sorduğunu anlattı. Kılıçdaroğlu, katılımcılara şöyle seslendi:

"Demokrasi sadece bizim için geçerli değil, bizim gibi düşünmeyenler için demokrasinin hayata geçmesi gerekiyor. Farklı düşünmemizin Türkiye'nin en büyük zenginliği olduğunu onlara anlattım. Farklı görüşleri dile getirdiğimiz zaman Türkiye daha da zenginleşecektir. Bunu da ifade ettim. Her inançtan, her kimlikten, her yaşam tarzından insanımız var. Bunlar bizim ayrışma anahtarımız olmamalı, tam tersine zenginliğimiz olmalı. Kimlik zenginliğini, düşünce zenginliğini, inanç zenginliğini yaşayan bir toplum olmalıyız ve kendimizi dünyaya bu zenginliklerimizle tanıtmalıyız. Biz, birlikte bunu yapacağız. Onların arasından ayrılırken, hep birlikte aynı şeyleri düşündüğümüzü gördüm. Bizi tanımayan veya bizim rakiplerimizin vatandaşa bizi anlattığı dilin ötesinde, doğrudan doğruya kendimiz gidip kendimizi onlara anlattığımız zaman daha sıcak, daha samimi bir ilişkinin kapılarını aralıyoruz. Biz, bunu yapmak zorundayız.

Önümüzde seçimler olacak elbette, göreceksiniz çok daha güzel, başarılı adımlar atacağız. Bu ülkenin insanlarına güveniyoruz. Kimliği, inancı, yaşam tarzı ne olursa olsun bu ülkenin insanlarına güveniyoruz. CHP'li olmak kolay değil, sıradan bir olay değil. CHP'li olmak için yüreğinde insan sevgisi, vatan, bayrak sevgisi olacak. CHP'li olmak için hakkı, hukuku ve adaleti savunacaksınız. Yüreğinizin derinliklerinde vefa yanında bir de vicdan olacak. Kime yapılırsa yapılsın haksızlıklara karşı durmak, vicdan terazisinde adaletle yan yana ölçmek her CHP'linin görevidir. Hiç endişeniz olmasın, yakın bir gelecekte göreceksiniz Mustafa Kemal'in Türkiye'sini demokrasiyle taçlandıracağız. Bu bizim görevimiz."

– "Vefa duygusunun ortadan kalkmasıyla toplumlar çözülür"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da vefa duygusunun, insanı insan yapan, toplumu toplum yapan, milleti millet yapan en önemli değerlerden biri olduğunu belirterek, "Vefa duygusunun ortadan kalkmasıyla toplumlar çözülür ve uygarlıklar yıkılır." dedi.

Siyaset alanında vefasızlıklar yaşandığına değinen İmamoğlu, "Sizden öncekilerin hayatları pahasına var ettiklerini korumayı ve geliştirmeyi bilmezseniz, sizden sonra gelenlerin sizin yaptıklarınızı anlamasını, yorumlamasını, takdir etmesini ve korumasını bekleyemezsiniz. Türkiye'nin en köklü partisine, dünyanın en uzun süredir ayakta kalan partilerinden birine, ömrünü memleketine vefa borcunu ödemekle geçirmiş Mustafa Kemal Atatürk'ün partisine vefasızlık, hiç ama hiç yakışmaz. Bizler, Anadolu'nun kurtuluşunda ve Cumhuriyet'in kuruluşunda emeği geçen herkesin mücadelesine saygı duyan, o ruhu, o kararlılığı örnek alan, onlara olan vefa duygumuzla geleceğe yürüyen insanlarız. Vefa duygusu bizi biz yapan en önemli ortak kültür, ortak payda ve en önemli ortak dava duygusudur." diye konuştu.

– "Bugün, vefanın Türkiye'ye umut olarak karşımıza çıkabildiğinin en somut örneği"

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ise kimi sözcüklerin kavramsal olarak toplumda karşılığı olmadığında sıklıkla kullanıldığını dile getirerek, "Örneğin adalet gibi. Adaletin hiç olmadığı dönemde adalet kelimesini çok ağzımızdan düşürmeyiz. Örneğin hukuk gibi. Hukuksuzluğun en yoğun olduğu dönemde ister istemez hukuk kelimesini ağzımızdan düşürmeyiz." dedi.

Türkçe'de bazı sözcüklerin olmadığı zaman değil tam tersine gereği yerine getirildiği zaman hatırlandığını ve kullanıldığını anlatan Kaftancıoğlu, bu sözcüklerden birinin de "vefa" olduğunu söyledi.

Kaftancıoğlu, "Bugün, Beylikdüzü'nden başlayarak vefanın hissedildiği, söylendiği ama sadece İstanbul'a değil, geleceğe, Türkiye'ye umut olarak karşımıza çıkabildiğinin en somut örneği. 4 yıl önce Beylikdüzü'nde başlayan bu vefa ve ödüllerle birlikte İstanbul nefes aldı, biliyoruz ki Türkiye de nefes alacak." ifadelerini kullandı.

Etiketler
İçeriğin tamamını oku

Editör

Aktif TV, bir Milletin televizyon kanalı sloganıyla yola çıkmış, AB Geneline yayınlarını ulaştıran "DİJİTAL KARASAL YAYINLAR" gerçekleştiren bir Türkçe televizyon kanalıdır.
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı